1- CHP'li bir milletvekili seçildiği ilin yani Hatay'ın en verimli toprakları İsrail tarafından satın alınırken ses çıkarmayıp, bu konuda soru önergesi verme ihtiyacı hissetmeyip, Türk topraklarının satılmasına isyan eden Haydar Baş'ın Profesörlüğü ile ilgili soru önergesi verme gereği duyması hayli düşündürücüdür..!
2- AKP ve CHP, Prof. Dr. Haydar Baş söz konusu olunca can ciğer kardeş olmuşlardı. Aşağıda sıralayacağımız mahkeme kararlarına rağmen, hukuk çiğneyerek bileğinin hakkıyla kazanılmış bir akademik unvana dil uzatmışlardır.
3- Haydar Baş'ın Profesörlüğüne ilk itiraz dönemin YÖK Başkanı Kemal Gürüz'den gelmiştir. YÖK, Haydar Baş'ın Profesör unvanı kullanarak televizyonlarda konuşma yapması üzerine adli mercilere şikayette bulunmuş tıpkı bugün içişleri Bakanı Aksu'nun iddia ettiği sözleri gündeme getirmiştir.
4- YÖK'ün şikayeti üzerine Bakırköy 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 1999/1460 F ve 1999 /1380 sayılı kararında; "Prof. Dr. Haydar Baş'ın profesörlüğünü Bakü Devlet Üniversitesinden aldığı, bu unvanın Azerbaycan Cumhuriyetinin yüksek onay komisyonu tarafından onaylandığı ve unvanın kullanılmasına hiç bir yasal düzenlemenin engel olmadığı" ifadelerine yer verilmiştir. (Mahkeme kararı)
(BKZ.BELGE-7)
5- Bu yargılama devam ederken ülkemizin tanınmış hukukçuları verdikleri hukuki mütalalarda "YÖK yasasının yurtdışında alınmış bulunan bir akademik unvanın Türkiye'de görev yapılacağı zaman eşdeğer olup olmadığını belirleme yetkisini düzenlediğini unvan sahibinin ülkemizde bir yüksek öğretim kurumunda görev yapmak istediği taktirde bu unvanın kullanılıp kullanılmayacağı hususunu kapsadığını, Haydar Baş'ın Prof. Dr. unvanını kullanmasında YÖK yasası ve TCK yönünde hiç bir aykırılık bulunmadığının" altını çizmişlerdir.
6- Bu yönde mütalaa verenlerden biri Prof. Dr. Köksal Bayraktar, diğeri ise şuan AKP milletvekili ve TBMM Anayasa Başkanı olan Prof. Dr. Burhan Kuzu'dur.
Prof. Dr. Köksal Bayraktar'ın mütalası: (1)(2) (3) (4)
Prof. Dr. Burhan Kuzu'nun mütalası: (1)(2) (3) (4)
Profesörlük belgesi: (Ön yüz) (Arka yüz)(Çevirisi)
7- İçişleri Bakanı böyle bir açıklama yapmadan evvel kendi partisinden Anayasa hukuku Profesörü olan Burhan Kuzu'ya danışsaydı bu vahim hatayı yapmazdı.
8- Aynı şekilde içişleri Bakanlığı müfettişleri, Haydar Baş'ın Prof.'luk unvanı 2547 sayılı, yasanın 28. ve 29. maddelerine aykırı olarak kullandığı yönündeki iddiaların, yasal dayanaktan yoksun ve hiçbir hukuki değer taşımadığı Ankara Cumhuriyet Savcılığı'nın 27 Mart 2002 tarihli 2002/17764 Hz. sayılı takipsiz kararı ile açıkça ortaya konulmuştur.
9- Yine, YÖK tarafından (Kemal Gürüz imzalı!) şikayet nedeniyle DGM Başsavcılığının 2002/45 sayılı görevsizlik kararı üzerine verilen Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2002/3228 sayılı kararı ile kamu adına kovuşturmaya gerek olmadığına karar verilmiştir.
(BKZ.BELGE-4)
10- Bugün ortaya atılan bu çirkin iftiraları 7 Nisan 2002 tarihli Milliyet Gazetesi "Haydar Baş'ın Profesörlüğü sahte" şeklinde haber yapmış, bu haber üzerine Bakırköy 1. Sulh Ceza Mahkemesi 2002/222 müteferrik kararı ile tekzip yayınlanmasına karar verilmiştir. * Ayrıca, bu haber üzerine Bakırköy 2. Asliye Hukuk mahkemesinin 2003/275 B. ve 2005/11 sayılı kararı ile Milliyet ve Posta Gazetesini tazminata mahkum etmişti
11- Prof. Dr. unvanını ile ilgili benzer iftiralar atan Leman Dergisi yazarı Nihat Genç ve dergi sahibi hakkında Beyoğlu 2. Asliye Ceza Mahkemesi, yayın yoluyla hakaretten ceza vermişti. (Tıklayın)
12- Aynı iftiralara yer veren Milliyet Gazetesi Bakırköy 9. Asliye Hukuk Mahkemesi 2001/881 esas sayılı kararı ile tazminata mahkum edilmiştir.
13. Olayın en vahim tarafı ise Bakan Aksu'nun soru önergesine verdiği cevapta bahsettiği kitabın yazarının Türk Mahkemelerince "hakaret, Haydar Baş'a yönelik şantaj" suçlarından mahkumiyet verilmiş olmasıdır! (BKZ.BELGE-30)
14- Türk Mahkemelerinin, uzmanların, bilirkişilerin istisnasız hepsi Profesörlüğün kullanılması yasal hakkıdır" diyerek Haydar baş'ı haklı bulurken, YÖK'ün ve Kemal Gürüz'ün peşinde gider AKP hükümetinin bir bakanının içine düştüğü durum çok üzücüdür.
15- Türkiye hukuk devletidir. Her şey hukuk kuralları içinde çözümünü bulur. İşçişleri Bakanı her şeyden önce hukuka saygı duymalıdır. Hiç bir makam, kişiye mahkeme kararlarını ayaklar altına alma hakkını vermez.
16- Haydar Baş, Bakü Devlet Üviversitesinde öğretim görevlisidir ve "bal gibi de Profesördür!" Bu unvanını Türkiye'de de, dünyanın başka bir yerinde de istediği gibi kullanabilecektir.YÖK'ün kendi kurumlarında çalışmayan, Türkiye'deki herhangi bir üniversite ile organik bir bağı ya da denklik talebi bulunmayan bir bilim adamının Profesörlüğü ile ilgili tek kelime konuşma hakkı dahi yoktur.
17- AKP hükümeti, yıllardan beri karşı çıktıkları "yasakçı" dedikleri YÖK'ün bu yasadışı saldırılarına, sırf "Haydar Baş'ı karalamak için bir malzeme bulduk!" diye sevinerek alet olmaları esef vericidir.
Görülüyor ki, AKP'nin yolu Kemal Gürüz'le aynıdır.
18- İktidarları döneminde çıkardıkları yasaklarla Türkiye'nin yarısına yakınının maden işletme ruhsatını yabancı şirketlere devreden, 273 milyon metrekare toprağı yabancılara satan, 42 bin yabancıya gayri menkul tapusu veren, Dicle ve Fırat'ın AB kullanımına verilmesine ses çıkarmayan, Rumları ayrı bir devlet olarak tanıyan, PKK'nın en rahat faaliyette bulunmasına ortalığı kan gölüne bulamasına engel olamayan AKP hükümetinin, 50 kitaba imza atmış, ülkenin birlik ve bütünlüğünde başka bir hesabı olmayan BTP lideri Haydar Baş'ın bileğinin hakkıyla aldığı bir unvana savaş açmaları hayli düşündürücüdür.
Ve elbette bu oyuna alet olanların hepsi daha önce olduğu gibi mahkeme önünde hesap vereceklerdir.
Yazıcıya Gönder
Yazıyı tavsiye et
Anasayfaya geri dönmek için buraya tıklayınız
|