|
|
 |
Haydar Baş’ın profesörlüğü ile ilgili iddialar yeni değildir. Yıllardan beri bazı odaklar profesörlük konusunu gündeme getirir. Profesörlük unvanının sahte olduğunu iddia ederler. Oysa Haydar Baş, profesörlük unvanını Bakü Devlet Üniversitesi’nden almıştır. Yaptığı bilimsel çalışmalardan ötürü almıştır. Her şey yasalara ve hukuka uygundur. Halen Bakü Devlet Üniversitesi öğretim üyesidir. Binlerce öğrenci yetiştirmiştir. Lisans ve lisansüstü dersler vermektedir.
|
Görüntüyü izlemek için uygun seçeneği tıklayınız:

Buna rağmen her ne hikmetse bazı çevreler bu gerçekleri görmezden gelirler. Yıllardan beri Azerbaycan Devletinin en köklü üniversitesinden bileğinin hakkıyla alınan bir akademik unvana sahte diyenler, kargaları dahi güldürecek cinsten bir metot izliyorlar.
Profesörlüğün nasıl alındığının bütün belgelerini aşağıdaki bölümlerde aktaracağız. Ancak önce profesörlüğe yönelik saldırıların kısa bir seyrini anlatalım:
28 Şubat'ın bir kaç ay sonrası... Akçaabat Savcılığına ilginç bir suç duyurusunda bulunulur. Suç duyurusunu yapan kişi dönemin YÖK Başkanı Kemal Gürüz'dür. Gürüz, savcılığa yaptığı suç duyurusunda Prof. Dr. Haydar Baş'ın profesörlüğünü Türkiye'de kullanamayacağını, iddia ederek dava açar. Davanın temel konusu Haydar Baş'ın profesörlüğüdür. YÖK, Baş'ın profesörlüğüne karşı adeta savaş ilan etmiştir.
Akçaabat Asliye Ceza Hakimliği 1999/196 nolu kararıyla konunun kendilerini ilgilendirmediğini ifade ederek İstanbul Bakırköy Asliye Ceza Hakimliği'ne havale eder. YÖK'ün başlattığı bu operasyon devam eder. Bu defa Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi'ne ihbarda bulunarak Prof. Dr. Haydar Baş hakkında aynı gerekçelerle dava açılması istenir.
(BKZ.BELGE-1)
Ankara DGM Başsavcılığı konuyu inceler, 2002/45 nolu kararı ile görevsizlik kararı alarak evrakı Ankara Cumhuriyet Savcılığı'na gönderir.
Bu arada YÖK Başkanlığı hemen Ankara Nöbetçi Cumhuriyet Savcılığı'na aynı ihbarı yineleyerek Prof. Dr. Baş'ın profesörlüğü hakkında dava açılmasını ister.
(BKZ.BELGE-2),
(BKZ.BELGE-3)
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı 2002/32283 nolu kararı ile bu iddialar hakkında kovuşturmaya gerek olmadığına karar verir.
(BKZ.BELGE-4)
YÖK'ün başlattığı bu mücadele diğer taraftan İçişleri Bakanlığı müfettişlerince devam ettirilecek, Prof. Dr. Haydar Baş'ın profesörlüğü hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulacaktır. Bu suç duyurusu müfettiş raporlarına da yansıyacaktır.
(BKZ.BELGE-5)
Diğer taraftan Ankara DGM tarafından başlatılan soruşturma kapsamında 2 yıl süren araştırma aşamasında, "profesörlük" konusu ilk sıralarda yer alacaktır.
TARİHTE PROFESÖRLÜĞÜNE EN ÇOK SALDIRILAN FİKİR ADAMI
Bir yandan İçişleri Bakanlığı müfettişleri, bir yandan YÖK, bir yandan yerel mahkemeler, diğer yandan DGM!..
Prof. Dr. Haydar Baş'ın profesörlüğüne yönelik 4 koldan bir takibat başlar.
Dünya tarihinde bir kişinin akademik unvanı ile ilgili böylesine geniş bir tahkikatın yapıldığına ilk kez şahit olunuyordu.
Prof. Dr. Haydar Baş'ın akademik unvanına karşı başlatılan operasyonlara en güzel cevabı bağımsız Türk mahkemeleri verir.
Bakırköy Asliye Ceza Mahkemesi'nin 1999/1380, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kararları "Prof. Dr. Haydar Baş'ın profesörlüğünü kullanmasının çok doğal bir yasal hakkı olduğuna" karar verir.
(BKZ.BELGE-6)
BKZ.BELGE-7
Mahkeme kararlarında, Prof. Dr. Haydar Baş'ın Bakü Devlet Üniversitesi'nden aldığı profesörlük unvanını Türkiye'de kullanmasına hiç bir iradenin ve gücün engel olamayacağının altı çiziliyordu. 28 Şubat'ın hemen sonrasında başlayan bu olaylar zinciri aslında daha sonra dalga dalga büyüyerek
gelecek olan başka soruşturmaların sadece bir sinyali olacaktı. Sadece profesörlük konusu bile, kendisini ruhsal yönden çökertmek, bilimsel, akademik, stratejik ve ekonomik çalışmalarını durdurmak, ulusal meselelerde milyonları etkileyen mesajlarını susturmak amacıyla defalarca farklı
merciler tarafından, medya kuruluşları tarafından ortaya atılacaktı. Ama yukarıda da ifade ettiğimiz gibi, bağımsız Türk mahkemeleri verdikleri kararlarda Prof. Dr. Haydar Baş'ın profesörlüğünü hukuk önünde tescilleyerek çok önemli bir karara imza atıyorlardı.
KAPI GİBİ PROFESÖRLÜK
Yani bugün internet sitelerinde Haydar Baş’ın profesörlüğünün sahte olduğunu iddia edenler aslında daha önceki iddiaları papağan gibi gündeme getiriyorlar. Mahkemeler bütün bu iddialara tokat gibi cevaplar vermiş, Haydar Baş, Prof. Unvanıyla onlarca kitap yazmış, yüzlerce konferans vermiş, binlerce öğrenci yetiştirmiş, ama bazıları hala geçmişin çöplüklerindeki iftiraları koklamakla meşgul.
“İT ÜRÜYOR KERVAN YÜRÜYOR...”
Görüntüyü izlemek için uygun seçeneği tıklayınız:

Yazıcıya Gönder
Yazıyı tavsiye et
Anasayfaya geri dönmek için buraya tıklayınız
|
|
|

|